Fotoğraf: Cosal · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons · Wikimedia Commons

Blog

Ioannina Tarihi Yerler: Kastro'dan Göldeki Adaya Rehber

Ioannina'nın tarihi yerlerini gölün kıyısındaki Kastro'dan, Aslan Paşa ve Fethiye camilerinden, Pamvotida Gölü'ndeki manastır adasına ve Perama Mağarası'na kadar gerçek kaynaklara dayanarak tanıyın.

Blog yazıları21 Tem 2026
21 Tem 2026
Blog

Ioannina Tarihi Yerler: Kastro'dan Göldeki Adaya Rehber

Ioannina'nın tarihi yerlerini gölün kıyısındaki Kastro'dan, Aslan Paşa ve Fethiye camilerinden, Pamvotida Gölü'ndeki manastır adasına ve Perama Mağarası'na kadar gerçek kaynaklara dayanarak tanıyın.

Ioannina tarihi yerler arasında Epir bölgesinin en katmanlı mirasını barındırır: gölün kıyısındaki Kastro'dan, Ali Paşa döneminden kalma camilere ve Pamvotida Gölü'ndeki manastır adasına kadar. Bizans, Osmanlı ve yerel Rum, Müslüman, Yahudi topluluklarının izleri aynı sur içinde iç içe geçmiştir. Şehir, 1430'dan 1913'e kadar Osmanlı yönetiminde kalmış, Balkan Savaşları sonrasında Yunanistan'a katılmıştır. Bu rehber, Ioannina gezisini planlayanlar için beş ana durağı -kale, iki cami, ada ve mağara- gerçek kaynaklara dayanarak özetler ve her durak için pratik bilgi verir.

Kastro ve Its Kale: Gölün Kıyısındaki Kale Şehri

Ioannina'nın kalesi (Kastro), Pamvotida Gölü kıyısında şehrin güneydoğu ucunda yükselir; Epir Despotluğu'nun ve ardından Osmanlı vilayetinin idari merkezi olarak hizmet vermiştir. Kalenin bugünkü en kapsamlı tahkimatı Ali Paşa döneminde yapılmış ve 1815'te tamamlanmıştır; iç kale Its Kale ile birlikte iki ayrı kaleden oluşur.

Sur içindeki eski şehirde dar taş sokaklar, restore edilmiş konaklar ve küçük kafeler bir arada bulunur; bütün Kastro yürüyerek gezilebilecek büyüklüktedir. Its Kale bölümünde Fethiye Camii, Ali Paşa'nın türbesi ve Bizans dönemine ait eserlerin sergilendiği Bizans Müzesi yer alır. Ayrıca surların içinde Osmanlı dönemine ait hamamlar, bir Osmanlı kütüphanesi ve Soufari Sarai adı verilen tarihi yapı korunmaktadır.

Its Kale'nin kuzey kesimindeki eski Hazine binasında ise Epir'in gümüşçülük geleneğini anlatan küçük bir müze bulunur; bu nedenle Kastro tek başına yarım günlük bir gezi programı oluşturur. Sabah erken saatlerde gelenler, gölden yükselen sisin sur duvarlarını sardığı, fotoğraf için elverişli bir manzarayla karşılaşır.

Aslan Paşa Camii: Üç Topluluğun Ortak Müzesi

Aslan Paşa Camii, 1618 yılında Vaftizci Yahya Manastırı'nın yerine inşa edilmiş ve bugün Belediye Etnografya Müzesi olarak kullanılmaktadır. Müze, şehirde yaşamış üç topluluğu -Rum, Müslüman ve Yahudi- ayrı bölümlerde ele alır ve gümüş işçiliği, silahlar, yöresel kıyafetler ile dokumaları sergiler.

Caminin 8 Noutsou Sokağı'ndaki yapısı, Mekke yönünü gösteren yüksek mihrabıyla özgün dekorasyonunu büyük ölçüde korumuştur; ziyaretçiler kale surlarının hemen içinde, kısa bir yürüyüşle müzeye ulaşabilir. Üç ayrı toplulukla ilgili sergi bölümleri, Ioannina'nın çok kültürlü Osmanlı dönemi geçmişini tek bir yapı içinde somutlaştırdığı için şehirdeki en öğretici duraklardan biri kabul edilir.

Kubbeli ana mekân ile avlusundaki servi ağaçları, caminin dış görünümünü de değerli kılar; Kastro'yu gezerken güzergâhın neredeyse ortasına denk gelir, bu yüzden kale turuna doğal bir mola noktası olarak eklenebilir.

Fethiye Camii ve Ali Paşa'nın Mezarı

Its Kale'nin içinde yer alan Fethiye Camii, Ioannina'nın en güçlü valisi Ali Paşa ile ilk eşinin mezarlarını barındırır. 19. yüzyıl başında bölgeyi yarı bağımsız bir beylik gibi yöneten Ali Paşa, 1822'de öldürülmüş ve anısı hâlâ şehrin kimliğiyle güçlü biçimde özdeşleşmiştir.

Caminin sade taş mimarisi, kalenin diğer Osmanlı dönemi yapılarıyla birlikte Its Kale gezisinin en çok ziyaret edilen durağıdır. Türbe ve cami, Fethiye Camii çevresindeki avluyla birlikte gezilir; Kastro'nun güneydoğu ucundaki bu bölüm, kale surlarından göl manzarasını izlemek için de uygun bir noktadır.

Ali Paşa'nın öyküsü, merkezi Osmanlı otoritesine karşı yarı bağımsız bir yönetim kurmasıyla tanınır ve tarihçiler bu çatışmayı bölgedeki daha geniş bağımsızlık hareketleriyle ilişkilendirir. Türbesinin Ioannina'da, iktidarının merkezi olan kalede kalması, ziyaretçiler için hikâyeyi somutlaştıran bir ayrıntıdır.

Göldeki Ada Nasıl Gezilir?

Pamvotida Gölü'ndeki ada, iskeleden yaklaşık 20 dakikalık bir tekne yolculuğuyla ulaşılan, ülkedeki nüfus barındıran ender göl adalarından biridir. Adada 13. ile 17. yüzyıllar arasında inşa edilmiş yedi manastır bulunur; bunlardan Aya Pandeleimon Manastırı, bugün de Ali Paşa Müzesi olarak ziyarete açıktır.

Ali Paşa, Sultan'dan af bekleyerek bu manastırda son günlerini geçirmiş ve 24 Ocak 1822'de burada öldürülmüştür; müzedeki odalar bu olayı anlatır. Ada ayrıca kiliseleri, hediyelik eşya dükkânları, lokantaları ve fırınlarıyla günübirlik bir gezi için idealdir.

Tekneler şehir merkezindeki iskeleden sık aralıklarla kalkar; kalabalığın az olduğu sabah saatleri, altı manastırı sakin biçimde gezmek isteyenler için tercih edilebilir. Adadaki dar patikalar boyunca yürüyerek bir-iki saat içinde manastırların çoğunu görmek mümkündür, bu da onu Kastro ile aynı güne eklenebilecek kolay bir uzantı hâline getirir.

Perama Mağarası ve Gümüşçülük Geleneği

Şehir merkezinin yaklaşık 4 kilometre kuzeyinde yer alan Perama Mağarası, sarkıt ve dikit oluşumlarıyla bölgenin en dikkat çekici yeraltı gezi noktalarından biridir ve ziyaretçilere rehberli turlarla gezdirilir. Ioannina'nın yüzyıllara dayanan gümüşçülük geleneği ise kalenin içindeki küçük müzede sergilenen eserlerle bugün de canlı biçimde yaşatılmaktadır.

Mağara, kasabaya en yakın doğal gezi durağı olduğu için Kastro ziyaretiyle aynı güne kolayca sığdırılabilir; rehberli tur boyunca yürüyüş yolları aydınlatılmış ve güvenlidir. Gümüş takı ve tepsiler ise hâlâ şehrin çarşısındaki atölyelerde el işçiliğiyle üretilir; bu atölyeler, Aslan Paşa Camii'ndeki müzede sergilenen parçaların çağdaş devamı niteliğindedir.

Kısacası Ioannina gezisi, kaleden adaya, camiden mağaraya uzanan tek bir günlük rotada birleştirilebilir; erken başlayan bir gün, altı farklı durağı yorulmadan gezmeye yeter. Zamanı bölerek gezmek isteyenler için önerilen sıralama şöyle özetlenebilir:

  • Sabah: Kastro ve Its Kale (Fethiye Camii, türbe, Bizans Müzesi)
  • Öğleye doğru: Aslan Paşa Camii ve Etnografya Müzesi
  • Öğleden sonra: iskeleden tekneyle Pamvotida Gölü'ndeki ada ve manastırlar
  • Akşamüzeri: Perama Mağarası ve şehir merkezindeki gümüşçü atölyeleri

Bu sıralama, yürüme mesafelerini ve tekne saatlerini göz önünde bulundurarak günü verimli kullanmayı amaçlar; her durakta 45-60 dakika ayırmak, sur içindeki dar sokaklarda oyalanmaya da imkân tanır.

Sık sorulan sorular

Ioannina'yı ziyaret etmek için en iyi zaman ne zaman?

Ioannina'yı ziyaret etmek için en uygun dönem ilkbahar ile sonbahar ayları arasıdır; bu aylarda hava, kale surlarında ve göldeki adada uzun yürüyüşler yapmaya elverişlidir ve sıcaklıklar aşırıya kaçmaz. Yaz ayları da mümkündür, ancak öğle saatlerinde güneş özellikle Kastro'nun taş sokaklarında daha yorucu hissedilebilir; bu nedenle sabah erken saatler her mevsimde tercih edilebilir.

Ioannina'yı gezmek için kaç gün yeterlidir?

Kastro, Its Kale, Aslan Paşa Camii ve Fethiye Camii gibi kale içi durakları tek bir günde, sabahtan başlayarak rahatça gezmek mümkündür. Göldeki adaya tekneyle geçişi ve Perama Mağarası'nı da aynı programa eklemek isteyenler için iki gün ayırmak, hiçbir durağı aceleye getirmeden, akşamüzeri gümüşçü atölyelerinde vakit geçirmeye de imkân tanır.

Göldeki adaya (Nisi) nasıl gidilir?

Pamvotida Gölü'ndeki adaya ulaşmanın tek yolu tekne yolculuğudur; şehir merkezindeki iskeleden kalkan tekneler adaya yaklaşık 20 dakikada varır ve gün boyunca sık aralıklarla sefer yapar. Adada araç bulunmadığından altı manastır ile köy arasındaki mesafeler dar patikalar üzerinden yürüyerek kat edilir; bu nedenle rahat ayakkabıyla çıkılan bir gezi önerilir.